TÜRKİYE`NİN “ALPLER”`i - ALADAĞLAR

 

 

   Takvim yapraklarında, posterlerde veya filmlerde görüpte imrenerek baktığımız, o muhteşem görüntüleriyle herkesi etkileyen ve binlerce kez fotoğraf karelerine sığdırılan zirveleriyle Avrupa kıtasının  Alpler`i eminimki ben dahil daha pek çok kişiyi hayranlıkla kendisine bağlamıştır. Alpler bu popülaritesini bulunduğu kıtaya, her yıl onu görmeye gelen milyonlarca insana ve yetenekli fotoğrafçılara borçlu ama dünyada en az Alpler kadar muhteşem manzaralara sahip olan ve Alplerin sunduğu kadar olanaklara sahip olan bir çok dağlık bölge var.

   İşte bunlardan sadece biri, ülkemizin İç Anadolu Bölgesi`nin güney doğusunda bulunan ve pek çok insanın da haritada yerini zor gösterebileceği bir ilimizde Niğde`de bulunan Aladağlar bölgesi. Aslında büyüklüğü nedeniyle sınırları Niğde`yi de aşıp Kayseri ve hatta Adana`ya kadar uzanan bir sinsile Aladağlar. Fiziki bir haritaya bakacak olursak Aladağlar`ın Doğu Toroslar`ın bir uzantisi olduğunu görebiliriz. Doğu Toroslar`a ait en yüksek zirveler grubunu oluşturan Aladağlar, aralarında 3756 metrelik Büyük Demirkazık, 3736 metrelik Kaldı ve 3725 metrelik Kızılkaya gibi önemli zirveleri barındırıyor.

   1965 yılından beri bir milli park olan Aladağlar`da kayak, dağcılık, kampçılık, tur kayağı, kuş gözlem veya botanik bilimi gibi bir çok değişik spor ve araştırma yapılabilir. Ancak maalesefki bu büyük potansiyel henüz tam anlamıyla keşfedilmiş ve daha da önemlisi tanıtılmış değil.

 Bölgede, kamp yapmak dışında, konaklama imkânı çok sınırlı. Aladağlar`ın kuzey sektöründe bulunan Demirkazık köyündeki Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü`nin dağ evi, hemen dağ evinin yanında yeni yapımı tamamlanan ve yine GSGM`ne ait bir başka dağ evi, daha güneydeki Çukurbağ köyü yakınlarındaki bir pansiyon dışında, yaz aylarında bazı köylüler tarafından kiraya verilen ev/odalarda ancak konaklanılabiliniyor. Tabi bu sorun bölgeye olan ilgiye de yansımış. Özellikle son yıllarda bazı turizm firmalarının Aladağlar`ın tamamını yıllık kiralayıp (!) turistlere kamp ve yürüyüş yaptırmak gibi aktivitelerle bölgedeki potansiyeli arttırmış olsada yinede oldukça az bir ilgi var. Aslında mevcut “az” ilgiyle bile doğal yapısı zarar görmekte olan Aladağlar`a ilginin bu şekilde az kalması biz Aladağlar hayranları için sevindirici bir şey ama yinede bölgede gördüğümüz ve yaşadığımız güzelliklerin başka insanlar tarafından da görülüp beğenilmesi ayrı bir sevinç kaynağı bizler için.

  İstanbul`dan Aladağlar`a ulaşım, Ankara ve çevre illerine nazaran çok daha zahmetli. Niğde`ye düzenli sefer yapan dört otobüs firması var ve otobüs ile yolculuk 11-12 saat kadar sürüyor. Niğde`ye vardıktan sonrada otogardan kalkan ve oldukça “işkenceli” bir yolculuk olan Niğde-Çamardı minibüsleri ile yaklaşık 45 dakikalık bir yolculukla Aladağlar`a ulaşıyorsunuz. Ama bununla da kalmıyor. Minibüsler, Aladağlar`a yapılan gezi veya faaliyetlerde kilit başlangıç noktaları sayılan Demirkazık ve Çukurbağ köylerinin içine girmiyor. Yol kenarında indikten sonra Demirkazık için 5, Çukurbağ içinse yaklaşık 4 kilometrelik bir yolu katetmeniz gerekiyor. İşte bu noktada yardım sever ve sıcak kanlı yöre insanı ve traktörleri devreye giriyor. Köy halkının, özellikle yaz aylarında, önemli bir geçim kaynağı traktör taşımacılığı. Bu işten, her ne kadar sadece yardım için yapıyoruz deselerde, iyi paralar kazanan köylüler var. İşte bu köylülerden biri ile irtibâta geçerek yol kenarından, köylerden birine veya Aladağlar`ın batı kısımlarındaki yayla veya sabit kamp yerlerinden birine kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

   Aladağlar ile ilgili daha ayrıntılı bilgilere ulaşabilinecek, yürüyüş ve dağcılık amaçlı rotaların derlendiği çok az sayida kitap var. Bunlardan Türkçe olan sadece iki kitap var. Bunlardan biri ve ilki Haldun Aydıngün tarafından derlenen Aladağlar, Bazı Rotalar ve Genel Bilgiler isimli rehber kitap. (Redhouse Yayınevi, İstanbul, 1987) Bu kitap daha çok yürüyüşçüler, kampçılar ve başlangıç/orta seviyede dağcılık yapmak isteyen dağcılara yönelik yazılmış. Diğeri, çok daha ayrintili rotaları içeren Ömer B. Tüzel`in “Aladağlar” isimli kitabı. Kitap ilk olarak İngiltere`de, İngilizce olarak basilmis. 2001 yılında da deneyimli dağcımız Tunç Fındık tarafından Türkçe`ye çevrilmiş. Bu kitap, daha çok dağcılara yönelik tırmanış rotalarını içeriyor ve ayrıntılı tarif ve çizimlerle desteklenmiş. Bu kitapların dışında bazı yerli ve yabancı makaleler ve internet üzerindeki bazi ilgili sitelerde Aladağlar ile ilgili bilgilere veya faaliyet raporlarına ulaşmak da mümkün.

   Aladağlar, Ömer Tüzel`in kitabında başlıca dört bölgeye ayrılmış; Kuzey bölgesi, Yedi Göl bölgesi, Güney bölgesi ve Torasan bölgesi. Bölgelere ayırmada kullanılan temel kriter, Aladağlar coğrafyasında önemli bir belirleyici olan uzun vadi sistemleri. Kuzey bölgesi; Cimbar, Arpalık, Kayacık ve Narpuz vadilerini kapsayan bölge. Yedi Göl bölgesi; Yedi Göl çanağının çevresinde bulunan bölgeler ve Kara Yalak vadisini kapsıyor. Güney bölgesi ise, Emli ve Sıyırma vadilerini kapsıyor. Ayrıca Emli Vadisi Aladağlar`daki tek ormanlık alan olan Emli Vadisi ormanını içeriyor ve çevre il ve ilçelerden gelen piknikçilere de güzel bir mekân sunuyor. Bu üç bölge kadar “rağbet” göremeyen ve nispeten daha sapa bir bölge olan Torasan bölgesi ise Aladağlar`ın güneydoğusunda bulunan Kokorot Vadisi diye anılan vadinin çevrelediği zirveleri içeriyor. 

   İşte özetle böyle anlatılabilecek Aladağlar, kelimelere sığdırılamayan ve insanların ilgisini bekleyen güzelliklerle dolu. Dağcılık yapanlar için yüzlerce değişik rota, yürüyüş ve kampçılık yapmak isteyenler içinse de birçok zevkli bölge içeren bu 1100 kilometrekarelik sinsile, tüm doğa severlerin ilgisini bekliyor...

  

Oytun Orgül

 

 

Kaynaklar: TÜZEL, Ömer B., “Aladağlar”, Çeviri: Tunç Fındık,  Homer Kitabevi, 2001

                    BİLGİDAK faaliyet raporları ve fotoğraf arşivi